27 Aralık 2015 Pazar

Yeni Viktoryen


Sezonlar gelip geçiyor. Dönemler birbiriyle harmanlanıp, tekrar yorumlanarak sezon modasında kendine yeniden yer buluyor.

2015-2016 Kış koleksiyonlarında da daha önce Alexander McQueen, Valentino gibi markaların bundan birkaç yıl önce de kullandığı Viktoryen çağ esintileri var. 

Bu esintilerin tekrarının sebebi, belki de yeniden yorumlanırken Rönesans Dönemi ile keskin bir şekilde ayrılmadığındandır bilemiyorum. Ama benim şikayetim yok. Çünkü danteller, kadifeler, ipek şifonlar ve inciler nerdeyse ben ordayımmm.



 Geçtiğimiz sene New York'taki Metropolitan Müzesinde 19. yüzyılın matem elbiseleri sergilenmişti. Anlaşılan o ki bu elbiseler bir çok tasarımcıya ilham vermiş.

O tasarımcılardan biri de Givenchy'nin kreatif direktörlüğünü yapan Ricardo Tisci.

Tisci'nin koleksiyonuna ilham veren Büyük Britanya'nın çelişkilerle dolu Kraliçe Victoria Dönemi'nde (1837-1901) yas kıyafetleri için belirli kurallar vardı. Boya endüstrisi siyaha boyama konusunda epey ilerlemişti. Yas tutan aileyi baştan ayağa siyah giydirebilmek mümkündü.




Givenchy koleksiyonundaki melankolik Viktorya dönemi havası aşağıdaki Giles koleksiyonunda da vardı. 





Aşağıdaki koleksiyon ise kreatif direktörü Sarah Burton olan Alexander McQueen koleksiyonu.

Dik fırfırlı yakalar, koyun budu kollar, korsajlar ile kendini gösteren Viktoryen çağı 2015 kış koleksiyonlarında en çok yakalara ilham vermiş gibi görünüyor.







Philosophy koleksiyonu ise hayalimdeki koleksiyonlardan. 

Koleksiyonda Viktoryen Çağı andıran dik fırfırlı yakalar ve yine o dönemde görülen yakalardaki dekoratif kurdelelere benzer look'lar vardı.





Viktorya Çağı üzerine uzun konuşulur belki. Sanayi devriminden, işçi sınıfının artmasından, köyden kente göçten, fakir ile zengin arasındaki uçurumdan..

Ama şu iki koleksiyonun arasında saçma olur ajdslakj.

 Onun yerine dönemdeki muhafazakar anlayış ve tutucu tavrın kıyafetlere yansıması üzerine konuşmamız daha mantıklı gibi.

Viktorya Çağında kadın-erkek ilişkileri ile alakalı çok katı kurallar vardı. Kadınların erkekleri etkilememesi için günlük hayatta dekolte kullanması kesinlikle uygun karşılanmıyordu. Dışarda giyilen elbiselerde tek görünen yer yüzdü. Yani burdan anlayacağımız üzere dönem modasını biz tesettürlü kadınlara uyarlamak mümkün kajsdlka.



Aşağıdaki fotoğraflar da Alberta Ferretti koleksiyonundan. Koleksiyonlar da görmesek de bu dönemde dışarı çıkarken elbiselerin üzerine kısa pelerin giymek de revaçtaydı.







Veeee. Sona sakladığım Erdem koleksiyonu.

Bu koleksiyona aşığım. Başından sonuna kadar. Blogda paylaşmaya bile kıyamıyordum aslında.

Hani "Ya keşke şu koleksiyonu ben tasarlamış olsaydım" dediğim koleksiyonlardan.


Erdem Moralıoğlu'nun ilham kaynağı 1800'lü yılların sonunda yaşayan ressam John Singer Sargent'ın tabloları olmuş.

O dönem fotoğraf makinesinin icat olması ile aileler, ölüyü giydirip, süsleyip hatta gözlerini açıp beraber fotoğraf çektirmişler.

John Singer Sargent'ın tablolarındaki kadınlardan esinlenilen bu koleksiyonun fotoğrafları nedense bana o dönemde çekilen fotoğrafları anımsattı.




Şimdilik bu kadar. Örnek bir iki kombin ekleyeceğim. Ama o iş bu stilde bayağı zor. Onun için bir hafta daha bekleyeceğiz. Bu pazar gününe ancak bu yazıyı sığdırabildim:))


Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..










4 yorum:

  1. Eskiden moda olanlar tesettüre uygun değildi şimdi de o kadar herşey uygun ki high fashion o kadar muhafazakârlaştıki insan doymuyor bakmaya. Zarayla doymak istemiyor. Valentino da istiyor Erdem de. Insanoglunun pis nefsi işte :D bu arada erdem moralioğlunun her ne kadar Türkiyeyle çok alakası olmasada insanda balkona bayrak asma hissi yapıyor :D Viktoryen tarz çok feminen bi o kadar naif ve masum geliyor bana. Philosophynin koleksiyonuna bende hayran kalmıştım pinteresttan takip ettiğim kadarıyla. Ellerine sağlık çok güzel post olmuş :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay çok teşekkür ederimmmm. Yorumuna başından sonuna kadar katılıyorum, bayrak kısmı dahil akdjkasl.

      Sil
  2. Gece vakti resimleri büyütüp bakamadım her an kenardan köşeden bir ölü yüzü çıkacakmış gibi fotoğraflar :D ama harika bi yazı olmuş bir ara işçi sınıfı burjuva sanayi devrimi hakkında da yazarsan okuruz yani. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha ya çok teşekkür ederim modadan, trendlerden en fazla geçmeyen siyah noktalara uçabilirim:)

      Sil