20 Ocak 2013 Pazar

Huzur Sokağı 18. Bölüm Şükran'ın Nişan Kıyafeti

   Cuma günleri fırsat buldukça bakıyorum Huzur Sokağı'na. Yakın zamanda genç tesettüre yönelik çalışmayı düşündüğüm için takip etmeye çalışıyorum.

   Şükran'ı Ala'nın eski editörü Esra Seziş giydirmeye başlayınca bir oh çekmiş ve bunla alakalı da yazmıştım. Okumayanlar buradan bakabilir. 

   Dizi ilk başladığında daha önce hiç başörtülü bir karakter giydirilmediği için Şükran'ın kıyafetleri ve başörtüsü hepimize absürd gelmişti. Daha sonra Esra Seziş Şükran'ın stil danışmanlığını yapmaya başladı. İlk değişimi burda hemen fark ettik zaten. Şükran İpekevi şallar takmaya, özel tasarım kıyafetler giymeye başladı. Şallarını örtme şekli anında değişti. İşte dizinin styling'inin zirvede olduğu dönem de bu Esra Seziş'in Şükran'ı özgürce giydirdiği dönemdi bence. Tam artık kız yaşının kıyafetlerini giymeye başladı demiştik ki Kayra firması diziye sponsor oldu ve biz değişimi yine hissettik. Karakteri belirli parçalar arasından giydirme zorunluluğu ve yelpazenin daralması sonucu Şükran'ın tarzı yine değişim gösterdi.

   Kayra'da beğendiğim parçalar da var beğenmediğim parçalar da. Evet Şükran muhafazakar bir kız ve karakteri de gösterişten uzak ama yine de orta yaş kadını gibi giyinmesini sevmiyorum. Sade ama daha yaşının kıyafetlerini giyse keşke. Ama bu da ülkemizde hazır giyimde tesettürün daha çok orta yaşa uygun şekilde hazırlanmasından kaynaklanıyor. Yavaş yavaş değişmeye başladı ama bizim gençliğimizi yediler işte.

   Yine Kayra'dan 18. bölümde Şükran'ın iki ayrı gün giydiği, yakasında metal detay olan kaban uygun bir seçim bence. Karaktere yakışan renklerin analizi de iyi yapılmış belli ki seçilen bütün şallar Şükran'a çok yakışıyor. 



   Her neyse bunları geçip esas konuya geliyorum. 18. Bölümde Şükran'ın kız isteme merasiminde giydiği elbise ve nişanda giydiği kıyafet: NYK Couture


   Kız istemede giydiği elbiseyi beğendim. Özel bir gece için ideal, gösterişsiz ama zarif olmuş. Bir önceki gün de hardal sarısı/altın rengi şal taktığı için ikisinden biri değişseymiş daha da güzel olurmuş.




   Ve gelelim Şükran'ın nişanına.. Kıyafet benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Öncelikle bu nasıl nişan kıyafeti? Nişana bunu giyen insan düğüne ne giycek zaten? Bence bir kadın hayatı boyunca gelinliğe benzeyen hiçbir elbise, gece kıyafeti giymemeli. Düğün gününün sürpriz etkisini kaldırıyor tamamen. Hele de nişanda gelinlik mi abiye mi olduğu belli olmayan bir elbise hiç giymemeli.

   İkinci olarak da o kafadaki olaydan NEFRET EDİYORUM. Yapmayın şunu artık ya. Tam bitti galiba son zamanlarda görmedim diyorum yine hortlatıyorsunuz. Şu gelinlikte, abiyede kafaya türban takmayı kim çıkardıysa muhtemelen mezarda kemikleri sızım sızım sızlıyordur. Hayır zaten karaktere de uygun değil.  Kız muhafazakar, beş vakit namazını kılan, eve aniden yabancı bir erkek girince hemen başını örtüp boynunu kapatan bir kız. Hiç Şükran'ı Bilal'in yanında boynu açık gördük mü? Görmedik. O zaman o kafasındaki türban ne Allah aşkına ya. Bir de her fırsatta her şeyin sadesini isteyen Şükran'ın kafasında neden milyonlarca taş var. Zaten ya burdaki gibi boynun üzerinde avize taşıyormuşçasına ne kadar taş varsa sallandırıyorlar ya da kumaşı milyon kere katlayıp kafaya saçma sapan bir çiçek, böcek konduruyorlar. Şükran'a birini yapmak da yetmemiş ikisini de yapmışlar. YAPMAYIN. Bunları gördükçe beyin hücrelerim ölüyor yemin ediyorum ya. Sinirlendim bak gene ashajhsja. Günlük hayatta fıstık gibi olan kızlar onları tanınmaz hale getiren bembeyaz farları ve kafalarındaki avizeleriyle olabilecekleri en çirkin halde düğün günü ortalıkta salınıyorlar. Sonra biz masada oturanlar da diyoruz "Güzelim kızı ne hale getirmişler"

   Başına taş koymak istemeni anlarım ama bijuteri tezgahı gibi gezmek istemeni anlayamam. Herkesin zevki ne olursa olsun benim için gelin demek masumiyet demek. Gelini o masumluktan çıkaran abartılı topuzlara, makyajlara vs her şeye de karşıyım. Taş koymak istersen güzel, zarif bir sıra taş koyarsın. İlla çiçek mi koymak istiyorsun kumaşa eziyet etmene gerek yok. Canlı çiçek görüntüsünde güzel bir çiçek yerleştir gitsin.

  Her neyse bugünlük benden bu kadar çok atarlı bir yazı oldu zaten asjhajksh. Şükran sayesinde içimi döktüm.  Fırsat bulduğum ilk anda farklı tarzlarda birkaç tesettürlü, kafasında çadır olmayan gelinlik modeli çizip eklicem buraya. Tam olarak ne kast ettiğimi de göstermiş olurum böylece.

Yeni yazılardan haberdar olmak için az önce açtığım blogun instagram hesabını burdan takip edebilirsiniz. 

Şurda da kişisel hesabım var.

   Haydi bakalım başka bir postta görüşmek üzere.. 

   NOT: Lütfen dizide 50 yaş üstü kadınlar şal takmasın artık ya. Lütfen.

ALEXANDER MCQUEEN PRE AUTUMN / FALL 2013

   Evet.. Yine bir pre-fall koleksiyonu ve yine ben. 

  Sarah Burton'ın Alexander Mcqueen için hazırladığı koleksiyon şahane. Her biri ayrı güzel, ayrı zarif, ayrı hayal gücünün ürünü. İşte böyle güzel şeyler görmek istiyor insan.

   Hiç uzatmıcam beni en sondaki desenli pelerinle boğup, kırmızı astarlı uzun kabanla gömün gitsin. 































16 Ocak 2013 Çarşamba

Valentino: Pre-Fall 2013

   Markaların Pre-Fall koleksiyonları görücüye çıkmaya devam ediyor. Sıradaki ise Valentino. Koleksiyonda ağırlıklı olarak beyaz, siyah ve fuşya renkleri var. 
   Bu beyaz takım Valentino'nun değil de Tekbir'in deseler şaşırmam hemen inanırım. Kapalı, uzun kıyafet bakıyorsan bizim ülkeyi es geçceksin zaten. Aramaya yurt dışından başlıcaksın. Ben değiştircem ama bunu beni bekleyin yine de siz ahsjahsjahs.







   Bu çiçekli trençkot insanı ağlatır işte. Kendimi zor tuttum elime boyaları alıp dolabımdaki her şeye çiçek böcek çizmemek için. Ahhh ahhhh..




   Böyle renksiz elbiseleri sevemedim gitti. Hele de böyle peynir gibi bembeyazsanız direkt yok oluyorsunuz. Ama kapalıysanız o zaman işler değişir tabi. Renkli bir örtüyle elbiseye can gelir.

   Bu dantel elbiselerden bu sezon milyonlarca gördük belki ama benim önüme milyonlarca daha koysanız yine sıkılmam, hayran hayran seyrederim.